Ana Sayfa > Sayı 2 / Bahar 2006
Sayı 2 / Bahar 2006
Küreselleşme, Milliyetçilik ve Kimlik
Siyaset, belki herşeyden önce, dil üzerindeki bir hegemonya mücadelesidir. Kıbrıs Türk solu uzunca bir süreden beri siyasetin dili üzerindeki bu mücadelede yenik durumdadır. Bu yenilgi, çoğu zaman sanıldığının aksine, yalnızca referandumdan sonraki dönemde solun “barışçı dil”inden ödün vermeye başlamasıyla birlikte ortaya çıkmamıştır. Sol, bunun yanında, nicedir, eşitliği, adil bölüşümü, ırkçılıktan, milliyetçilikten, ayrımcılığın her türlüsünden uzak bir yaşam arayışını, insan haklarına, kadın haklarına, çocuk haklarına, engelli haklarına, azınlık haklarına, çevre hakkına duyarlı(lı)ğını geri plana itmiştir.
Sayı 2 / Bahar 2006 | Yorum Ekleyin |
- HAKKI YÜCEL -
Anthony Giddens, “Elimizden Kaçıp Giden Dünya” kitabında ilginç bir anekdot aktarır. Orta Afrika’da yerli bir topluluk hakkında kültürel araştırmalar yapan bir arkadaşı, konu ile ilgili alan çalışmaları yapmak üzere gittiği bölgede, daha oraya vardığının ilk gecesi yaşadıkları karşısında şaşkına döner. Yerlilerin o gece için düzenledikleri eğlenceye davet edilen ve orada dünyanın gözlerden uzak bu otantik topluluğunun kendine özgü eğlence biçimleri, gelenekleri ve kültürel özelliklerine dair gözlemlerde bulunacağını uman araştırmacıyı büyük bir sürpriz beklemektedir.
Sayı 2 / Bahar 2006 | Yorum Ekleyin |
- NAZIM BERATLI -
6 Temmuz 1789 günü, Paris’te tarihi değiştiren bir olay oldu. Bastille hapishanesini basan halk, buradaki mahkûmları serbest bırakarak, krallığa baş kaldırdı. İhtilal, halk ayaklanması ile başlamıştır. Ama aslında halk çıkarları çatışan iki sınıfın kavgasının aracıdır: Aristokrasi ile Burjuvazinin…
Sayı 2 / Bahar 2006 | Yorum Ekleyin |
- BÜLENT EVRE -
Academia’da adettir: Herhangi bir olgu ya da kavram üzerine konuşurken, genellikle o konuda bir görüş birliğinin olmadığıyla işe başlanır. Bu adeti izleyerek, küreselleşme konusunun da bundan bağışık olmadığını hemen kaydedelim. Akademik çevrelerden gündelik yaşama kadar uzanan geniş bir yörüngede dolaşıma giren “küreselleşme” kavramı, varolan tarihsel ve toplumsal dönüşümlere olduğu kadar, olması gereken dönüşümlere de gönderme yapmaktadır.
Sayı 2 / Bahar 2006 | Yorum Ekleyin |
- DOĞUŞ DERYA -
“Tüm sınırların kalktığı bu çağda…”, “Milliyetçilikler çağının bittiği şu devirde…”, “Dünya artık koca bir şehir…”, “Küreselleşmenin ulus-devlet sınırlarını giderek ortadan kaldırdığı bir dönemde…”, “Ulusların birleşme yolunu seçtiği günümüzde…”
Bu bildik kelimelerle başlayan ve ardı arkası kesilmeksizin “küreselleşme” hikâyesi anlatan yüzlerce cümleye hepimiz son on –on beş yıldır kâfi derecede aşinayız.
Sayı 2 / Bahar 2006 | Yorum Ekleyin |
- TİJEN ZEYBEK -
Nedir insanın kimliği? Yaşadığı yerden mi belli olur, konuştuğu dilden mi, teninin renginden ya da gözünün şeklinden mi? Ben kimim sorusuna neye göre cevap verir insan? Babasının ya da kocasının soyadına, milli marşına, vatandaşlık bağına, kimlik kartına, dinine, mesleğine, yaşadığı yere göre mi?
Sayı 2 / Bahar 2006 | Yorum Ekleyin |
- ALİ DAYIOĞLU -
Kıbrıs’ta okullar sorununun ikinci ayağını teşkil eden Limasol Türk İlkokulu konusu, Dipkarpaz Rum Ortaokuluyla ilgili olarak yaşanan gelişmelerde de görüldüğü gibi, Kıbrıs sorunu temelinde Kıbrıs Türk ve Rum liderliklerinin çatışan politikalarının bir yansımasını oluşturmaktadır. Bunun da ötesinde, konuyla ilgili olarak yaşanan sorunlar Kıbrıs Rum Liderliğinin Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasını açık bir şekilde ihlâl ettiğinin ve Dipkarpaz’da yaşayan Rumların kendi okullarında eğitim görebilmeleri için, başta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) olmak üzere, uluslararası platformlarda yaptığı girişimlerde öne sürdüğü tezlere aykırı düştüğünün önemli bir göstergesi niteliğindedir.
Sayı 2 / Bahar 2006 | Yorum Ekleyin |
- BAHAR TAŞELİ SAKALLI -
Binlerce Kıbrıslı Türk’ün meydanlarda hep bir ağızdan haykırdığı “Kıb-rıs-ta ba-rış engel-le-ne-mez!” sloganının tınısı henüz kulaklarımızdan silinmemişken, Nisan 2004’te gerçekleşen çok evetli ve çok hayırlı referandumların ardından, ‘barış’, modası geçmiş bir kavram olarak bir kenara atıldı. Bir zamanlar, toplumlararası barış ve kardeşlik söylemlerini dillerinden eksik etmeyen kesimlerin konuşmalarında, hükümet olalı beri, Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar “biz” ve “ötekiler” şeklinde iki tümden farklı ontolojik varlık olarak kurgulanıyor.
Sayı 2 / Bahar 2006 | Yorum Ekleyin |
- CAN SARVAN -
Feminizmin tüm dünyada eski radikalliğini yitirmesi hiç de şaşırtıcı görülmemeli. Meşru kabul edilen, verdiği mücadele sonucunda taleplerinin savunulması için toplumsal konsensüs içinde yer almaya başlayan her toplumsal hareket gibi feminizm de daha çok kurumsallaşarak sistem içinde ilerlemeye başladı.
Sayı 2 / Bahar 2006 | Yorum Ekleyin |
- NİCOS TRİMİKLİNİOTİS -
Avrupa Birliği’ne resmi katılım günü olan 1 Mayıs 2004’ten sadece birkaç gün önce, 30 yıldır de facto bölünmüşlüğü olan adayı yeniden birleştirmeyi hedefleyen referandumun sonuçları belli olunca, Avrupa’da ve dünyanın pek çok ülkesinde şok yaşandı. Kıbrıslı Türklerin % 64 oranındaki “EVET”ine karşılık Kıbrıslı Rumların % 76’lık bir çoğunlukla yankılanan “HAYIR”ı, Doğu Akdeniz’de bu küçük ada üzerindeki sıkıntıları daha da artırdı.
Sayı 2 / Bahar 2006 | Yorum Ekleyin |
- IMMANUEL WALLERSTEIN -
Modern dünyanın göç hikayesi tekrar edip duran, uzun bir hikaye. İnsanlar apaçık nedenlerle, yasal ya da yasal olmayan yollardan göç ediyorlar. Göçün başlıca iki nedeni ekonomik refaha ulaşmak ve zulümden kurtulmaktır. Göç edebildikleri, ekonomik ve siyasal anlamda durumun en iyi olduğu yerlere göç ediyor insanlar. Bu, dünyanın temel süreçlerinden biridir; özellikle de aynı devletin sınırları içinde, kırsal alandan kentlere yönelik göç söz konusu olduğunda...
Sayı 2 / Bahar 2006 | Yorum Ekleyin |
- HAKAN ÖZAKTAŞ -
Alternatif medyayı pek takip etmem. Basında ilk olarak 8 Ekim 2004 tarihinde çıkan ‘Azınlık Hakları ve Kültürel Haklar Çalışma Grubu Raporu’na Birgün’de tesadüfen rastlamıştım. Takip eden iki üç gün içinde konuyla ilgili başka bir haber görmediğimden konu üzerinde pek durmamış, Başbakanlığa bağlı bir birim tarafından cesur bir rapor çıkarılmasını da her nasılsa pek yadırgamamıştım.
Sayı 2 / Bahar 2006 | Yorum Ekleyin |
- BİRİKİM ÖZGÜR -
Son yıllarda küreselleşme sıkça duyulan bir kavram haline gelmiştir. Sosyal bilimlerde ortaya atılan pek çok teorinin ortak paydası haline gelen küreselleşme olgusunun eğitim bilimlerinin de ilgi alanına girmesi kaçınılmaz oluyor elbette. Bu makale, öncelikle, siyasi anlamda küreselleşmenin değişik çevrelerce nasıl algılandığına ilişkin birtakım saptamalar içermektedir. Sonrasında ise eğitim alanında küreselleşme ile birlikte gündeme gelen reform anlayışına ışık tutulmakta ve bu alanda reformdan kastedilenin ne olduğu üzerinde durulmaktadır.
Sayı 2 / Bahar 2006 | Yorumlar (3) |
- İLKSOY ASLIM -
2005 yılı Ortadoğu’nun “demokratikleşme”si anlamında yoğun tartışmalara sahne olmuştur. Bu yıl ise, ABD’nin gündeme taşıdığı “Büyük Ortadoğu Projesi”nin, zemin kaybettiği ve bir süreliğine gözden uzak tutulacağı hissedilmektedir. Bu duygunun oluşmasına neden olan gelişmeleri şu şekilde sıralamak mümkündür: İran ile Batı dünyasının nükleer silah tartışması-çatışması; Karikatür krizi; Filistin seçim sonucuna Batı ve İsrail’in gösterdiği tepki. Tüm bu gelişmelerin toplamı, bölgede zaten mevcut olan ve Irak işgali ile ateşlenen Amerikan (Batı) karşıtlığının üzerine binince, batılı modernleşme projelerini gündemde tutmanın zorluğunu bizlere daha iyi anlatmaktadır.
Sayı 2 / Bahar 2006 | Yorum Ekleyin |
Çıkan Sayılar
Sayı 7-8-9 / Yaz-Güz-Kış 2007-2008: Kıbrıs
Sayı 5-6 / Kış-Bahar 2007: Siyaset, Etik ve Entelektüel
Sayı 3-4 / Yaz-Güz 2006: Kıbrıslı Türklerin Tarihi
Sayı 2 / Bahar 2006: Küreselleşme, Milliyetçilik ve Kimlik
Kıbrıs Yazıları © 2006-2007, Kıbrıs Yazıları. Tüm hakları saklıdır.