Kıbrıs Yazıları’nın 2. sayısında yayınlanan, eğitim alanında dünyadaki reform hareketlerini incelediğim yazımda, Kuzey Kıbrıs’taki reformlarla ilgili olarak altını çizmeye çalıştığım nokta, yaklaşımlar ve bilimsel süreci siyasi sonuçlardan ayıran değerlendirmeydi. Bu yazı, biraz da sözünü ettiğim yazının devamı niteliğinde olduğundan, konuyla ilgili kısmı buraya aynen aktararak başlamak yararlı olabilir: “… Kuzey Kıbrıs’taki eğitim reformunun yaklaşımlar ve bilimsel süreç itibarı ile çağdaş ama siyasi sonuçları itibarı ile güçlendirilmesi gereken bir reform hareketi olduğu görülmektedir. Bu sayede, gelecekte, Kıbrıs Türk kimliğinin Kıbrıs’ta milliyetçi – etnik bir ayrışmayı/ayrılığı/ayrılıkçılığı değil siyasi eşitliği ve ülkeyle birlikte AB’nin kültürel zenginliğini temsil etmesi mümkün kılınabilir.”