Kıbrıs Türk solu daha önce hiçbir hayal için muhayyilesini bu kadar zorlamamıştı. Hedef belliydi: Kıbrıs’ta Türk ve Rum toplumları tek bir devlet çatısı altında barış içinde bir arada yaşamalıydı. Geçmişte bu konuda ciddi bir deneme gerçekleştirilmiş ancak bu deneme başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Başarısızlığın nedenleri araştırılırken, özellikle İngiliz ve Amerikan emperyalizminin “böl ve yönet” politikası öne çıkıyor, Kıbrıs’ta Helen ve Türk kimliklerinin üzerinde bir Kıbrıslı kimliği yaratılamamış olmasının faturası bu politikaya kesiliyordu. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yaşatılamamış olmasının müsebbibi, Kıbrıs’ta bir “Kıbrıslı milleti”nin ya da en azından ortak bir “Kıbrıslı kimliği”nin tahayyül edilememiş, dolayısıyla oluşturulamamış olmasıydı. Kıbrıs Türk solu için bu tespit, üzerinde çok da fazla tartışılması gerekmeyen bir veriydi ve projeler ve politikalar bu veriden hareketle oluşturulacaktı.