Kıbrıs Yazıları’nın üçüncü ve dördüncü sayılarının hummalı hazırlıkları devam ederken, Kıbrıs Türk siyaseti de merkezinde siyasal etik tartışmalarının yer aldığı kaotik bir sürece tanık olmuştur. Siyaset ve toplum, başka bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da iki büyük kampa ayrılmış, birbirini dinlemeden, anlamadan, yeni açılımlar üretmeden “tartışma” geleneği, bu süreçte bir kez daha hakim kılınmıştır. Bu toz duman bulutu içinde, izlenen yöntemler, kurulan ilişkiler ve bunun sonucunda oluşturulan yeni iktidar yapısı bağlamında yapılan değerlendirmelerin, sağdan sola kadar uzanan siyasal spektrumun bütün unsurları tarafından, kendilerine yontma ve kendi siyasal duruşlarını haklılaştırma gayretleri biçiminde tecelli etmesinin, Kıbrıs Türk siyasal tarihi ve siyasal kültürünün gelişimi ve bugün itibarıyla geldiği yer bakımından önemli ve anlamlı göstergeler içerdiğini söylemek ise mümkündür.